Cami· Fatih, İstanbul
Eski İmaret Camii
Eski İmaret Camii, Fatih, İstanbul'da cami; Fatih kazasına bağlı Haydar mahallesinde Atatürk bulvarı ile Haliç’in Marmara’ya açılan tarafına hâkim bir yamaçta bulunan Eski İmaret Camii (İmâret-i Atîk Camii), aslında Bizans döneminde Pantepoptes Manastırı’nın “her şeyi gören Îsâ’ya ithaf edilmiş” kilisesidir.
Fotoğraf arıyoruz
Buranın fotoğrafı sende mi? Yükle, doğru görseli birlikte tamamlayalım.
Buradan başla
Pratik bilgiler
- Konum
- 41.0216°N · 28.9549°E
KahveRota
Burada mısın?
Eski İmaret Camii durağını gez, burada biraz vakit geçir ve rota ödüllerini al.
Halka açık ve güvenli bir alanda kal. Kesin konum örnekleri yalnızca geziyi kaydetmek için kullanılır ve 48 saat sonra silinir.
Rehber Notu
Fatih kazasına bağlı Haydar mahallesinde Atatürk bulvarı ile Haliç’in Marmara’ya açılan tarafına hâkim bir yamaçta bulunan Eski İmaret Camii (İmâret-i Atîk Camii), aslında Bizans döneminde Pantepoptes Manastırı’nın “her şeyi gören Îsâ’ya ithaf edilmiş” kilisesidir. Bu manastır ve kilisesi, İmparator I. Aleksios Komnenos’un (1081-1118) annesi Anna Komnena tarafından yaptırılmıştı. Aleksios, önce annesinin manastırına verdiği Ege denizindeki bazı adaları 1087 Mayısında bir fermanla başka bir manastıra bağışladığına göre Pantepoptes Manastırı 1081-1087 arasında kurulmuş olmalıdır.
Vikipedi'de oku →Hikâyesi
Pantepoptes Manastırı’nın kilisesi olarak 1081-1087 arasında yaptırılan Eski İmaret Camii, taş ve tuğlanın birlikte kullanıldığı bir Bizans yapısıdır. İmparator I. Aleksios Komnenos’un annesi Anna Komnena tarafından kurulan manastırın kilisesi İsa’ya ithaf edilmiştir. Fatih Sultan Mehmed döneminde manastır, Fatih Külliyesi tamamlanıncaya kadar imaret-zâviye ve medreseye çevrilmiş; kilise bu kurumların mescidi olarak kullanılmıştır. Bir yangında zarar gören caminin onarım giderleri, yazma bir kayda göre Haremeyn Hazinesinden karşılanmıştır. 1935’lerde minaresi yarı yıkık olmasına rağmen iç mekânı temiz tutuluyor ve burada namaz kılınıyordu. Yapı 1954’te Kur’an kursuna ayrıldığında içi yatakhane, son cemaat yerindeki holler ise aş ocağı ve yemekhane yapılmıştır. Mimar Fikret Çuhadaroğlu’nun 1970’lerde yürüttüğü onarımda iç ve dış bölümler elden geçirilmiş, güney cephesinde daha önce kesilmiş olan kavisli kemerler yeniden oluşturulmuştur. Dik yamacın üstündeki kiliseye düz zemin sağlamak için bina ölçülerinde bir mahzen yapılmış, bu mekân geç dönemlerde su sarnıcına çevrilmiştir. Orta kubbenin dalgalı kasnağı ile kademeli kemerler içindeki pencereleri özgün düzenini korur. Kubbenin kiremit örtüsü, yapının İstanbul’daki camiler arasında belirtilen çatı özelliğini oluşturur. Batı cephesindeki giriş bölümü ise çapraz tonozlu iki narteks holünden meydana gelir.
Bu bölüm şu kayda dayanılarak yazıldı: Kültür Envanteri
Yorumlar
Bu yer hakkında ilk söz senin.
Bir puan ve birkaç cümle, başkalarına yol gösterir.
Bu sayfayı sen geliştir
