Tarihi Yapı· Beykoz, İstanbul

Akbaba Tekkesi

MimariOsmanlı mimarisi

Akbaba Tekkesi, Beykoz, İstanbul'da tarihi yapı; Fatih Sultan Mehmed’in fetih ordusuna katılarak başarılar gösteren derviş gazilerden olan Mehmed Efendi o dönem boş olan bu araziye gelerek yerleşmiş ve burada tekkesini kurmuştur.

Fotoğraf arıyoruz

Buranın fotoğrafı sende mi? Yükle, doğru görseli birlikte tamamlayalım.

Buradan başla

KahveRota

Burada mısın?

Akbaba Tekkesi durağını gez, burada biraz vakit geçir ve rota ödüllerini al.

Halka açık ve güvenli bir alanda kal. Kesin konum örnekleri yalnızca geziyi kaydetmek için kullanılır ve 48 saat sonra silinir.

Rehber Notu

Kaynak: Kültür Envanteri · Wikidata Bu bilgiler bu kaynaklardan derlenmiştir.

Fatih Sultan Mehmed’in fetih ordusuna katılarak başarılar gösteren derviş gazilerden olan Mehmed Efendi o dönem boş olan bu araziye gelerek yerleşmiş ve burada tekkesini kurmuştur. Yeniçeri ocağının bağlı olduğu Bektaşi Tekkesi olarak faaliyetini sürdüren tekke, Sultan 2. Mahmud döneminde yeniçeri ocağının kaldırılması üzerine 1826’da kapatılmıştır. Tekke daha sonra Sultan II. Abdülhamid’in izniyle Nakşibendîlere tahsis edilmiş, 1925’de tekke ve zaviyelerin kapatılmasına kadar açık kalmıştır.

Hikâyesi

Akbaba Tekkesi, Fatih Sultan Mehmed’in fetih ordusuna katıldığı aktarılan derviş gazi Mehmed Efendi’nin boş araziye yerleşerek kurduğu bir Bektaşi tekkesidir. Yeniçeri Ocağı’yla bağlantılı olarak çalışan tekke, Sultan II. Mahmud’un ocağı kaldırmasının ardından 1826’da kapatıldı. Yapı daha sonra Sultan II. Abdülhamid’in izniyle Nakşibendîlere tahsis edildi ve 1925’te tekke ile zaviyelerin kapatılmasına kadar faaliyet gösterdi. Tekkenin son ihyası, Nakşibendiyye mensubu Buharalı Şeyh Abdülhakim Efendi tarafından 1876-1889 arasında gerçekleştirildi. İlk yapının mimarisi bilinmezken, ayakta kalan tek katlı ahşap bina kâgir bir bodrum üzerinde yükselir. Sınırlı yapı programı, küçük bir tevhidhâne ile iki odalı harem bölümünden oluşur; her iki bölüm de dikdörtgen pencerelerle aydınlatılır. Tevhidhânenin kapısı bahçeye, harem bölümünün girişi ise caddeye açılır. Harem, Akbaba Canfedâ Hatun Camii’nin imamevi olarak kullanılırken, kullanım dışındaki tevhidhâne harap durumdadır. Bu düzen, tekke işlevini mesken görünüşlü ahşap bir yapı içinde iki bölüme ayırır.

Bu bölüm şu kayda dayanılarak yazıldı: Kültür Envanteri

Yorumlar

Bu yer hakkında ilk söz senin.

Bir puan ve birkaç cümle, başkalarına yol gösterir.

Bu sayfayı sen geliştir

Her hafta Türkiye’den bir yer seçiyoruz; rotasını, hikâyelerini ve sofrasını anlatıyoruz.