Keykubadiye Sarayı Büyük Köşk

Tarihi Yapı· Kocasinan, Kayseri

Keykubadiye Sarayı Büyük Köşk

Keykubadiye Sarayı Büyük Köşk, Kocasinan, Kayseri'de tarihi yapı; Anadolu Selçuklu döneminin en önemli saraylarından birisi olan Keykubadiye Sarayı, Kayseri’de Keykubad (Şeker) Gölünün doğusunda, Kayseri Şeker Fabrikası arazisi içerisindedir.

Fotoğraf arıyoruz

Buranın fotoğrafı sende mi? Yükle, doğru görseli birlikte tamamlayalım.

Buradan başla

KahveRota

Burada mısın?

Keykubadiye Sarayı Büyük Köşk durağını gez, burada biraz vakit geçir ve rota ödüllerini al.

Halka açık ve güvenli bir alanda kal. Kesin konum örnekleri yalnızca geziyi kaydetmek için kullanılır ve 48 saat sonra silinir.

Rehber Notu

Kaynak: Kültür Envanteri · Wikidata Bu bilgiler bu kaynaklardan derlenmiştir.

Anadolu Selçuklu döneminin en önemli saraylarından birisi olan Keykubadiye Sarayı, Kayseri’de Keykubad (Şeker) Gölünün doğusunda, Kayseri Şeker Fabrikası arazisi içerisindedir. İnşa tarihi kesin olarak bilinmemekle birlikte dönemin kaynaklarından anlaşıldığı kadarıyla 1220’li yılların ortalarında I. Alaeddin Keykubad tarafından yaptırılmıştır. Kubadiye olarak da anılan saray, İbn Bibi’nin metinlerinde “…Tanrı cenneti dünyada göstermek için yaratmıştı” şeklinde geçen cümlenin devamında övgü dolu sözlerle ele alınmıştır.

Vikipedi'de oku →

Hikâyesi

Büyük Köşk, 1220’li yılların ortalarında I. Alaeddin Keykubad’ın yaptırdığı kabul edilen Keykubadiye Sarayı’nın tonozlu yapı kalıntısıdır. Saray, Kayseri’de Keykubad Gölü’nün doğusunda ve Kayseri Şeker Fabrikası arazisi içinde kurulmuştur. Kubadiye adıyla da kaydedilen yerleşke, I. Alaeddin Keykubad’dan sonra II. Gıyaseddin Keyhüsrev döneminde bir süre daha kullanılmıştır. Yapılar 1243 Kösedağ Savaşı sonrasında Kayseri’ye giren Moğollar tarafından yakılıp yıkılmıştır. Aksaraylı Kerimüddin Mahmud, 1265 yılında sarayın artık kullanılamayacak durumda bulunduğunu yazmıştır. Yerleşkeden büyük ölçüde tahrip olmuş Dört Kemerli Yapı ile Tonozlu Yapı kalmıştır; ikincisi Büyük Köşk olarak adlandırılır. Zeki Oral, kalıntıları 1953 yılında belirleyerek bilim çevrelerine tanıtmıştır. Prof. Dr. Oktay Aslanapa’nın 1964 tarihli kısa kazısı mevcut kalıntıların çevresini ve göl kıyısındaki üç tonozlu yapıyı araştırmıştır. Günümüzde bulunmayan üç tonozlu yapı küçük bir köşk olarak yorumlanmış, önündeki yedi dilimli taşın balkon veya iskeleyle bağlantılı olabileceği belirtilmiştir. Prof. Dr. Oluş Arık ile Prof. Dr. Rüçhan Arık 1980 yılında kısa süreli bir çalışma yürütmüş, ancak kazı sürdürülememiştir. Dört Kemerli Yapı ve Tonozlu Yapı çevresinde 07.04.2014–17.04.2014 arasında sondaj ve temizlik yapılmıştır. Prof. Dr. Ali Baş’ın bilimsel danışmanlığındaki bu çalışmanın ardından Bakanlığa başvurulmuş, 2015’te Bakanlar Kurulu onayıyla düzenli kazılar başlamıştır. Kazı programının dördüncü sezonu 2018 yılında gerçekleştirilmiştir.

Bu bölüm şu kayda dayanılarak yazıldı: Kültür Envanteri

Yorumlar

Bu yer hakkında ilk söz senin.

Bir puan ve birkaç cümle, başkalarına yol gösterir.

Bu sayfayı sen geliştir

Her hafta Türkiye’den bir yer seçiyoruz; rotasını, hikâyelerini ve sofrasını anlatıyoruz.