Kale· Suşehri, Sivas

Eskişar Kalesi

Eskişar Kalesi, Suşehri, Sivas'ta kale; Günümüzde Suşehri’ne bağlı bir köy olan Eskişar’ın adı yazılı kaynaklarda Eskişehir olarak geçmektedir.

Fotoğraf arıyoruz

Buranın fotoğrafı sende mi? Yükle, doğru görseli birlikte tamamlayalım.

Buradan başla

KahveRota

Burada mısın?

Eskişar Kalesi durağını gez, burada biraz vakit geçir ve rota ödüllerini al.

Halka açık ve güvenli bir alanda kal. Kesin konum örnekleri yalnızca geziyi kaydetmek için kullanılır ve 48 saat sonra silinir.

Rehber Notu

Kaynak: Kültür Envanteri · Wikidata Bu bilgiler bu kaynaklardan derlenmiştir.

Günümüzde Suşehri’ne bağlı bir köy olan Eskişar’ın adı yazılı kaynaklarda Eskişehir olarak geçmektedir. Eskişar’ın kuruluşu hakkında kesin bir bilgi yoktur. Ancak bölgedeki Akşar ve Sis gibi diğer kaleler ile Strabon’un bölgede çok sayıda kale inşa edildiğini 86 belirten ifadelerinden hareketle köyün ve kalenin kuruluşunu Pontus dönemine, M.Ö. 331-66 yıllarına kadar geri götürmek gerekir. Osmanlı dönemine ait kayıtlara göre köy ve kale önemini uzunca bir süre korumuştur.

Hikâyesi

Eskişar Kalesi, Suşehri’ndeki Eskişar köyünün üzerinde yükselen ve Kale adı verilen kayalık tepede aranması gereken savunma yerleşimidir. Kuruluşu kesinleşmemekle birlikte Strabon’un kale kayıtları ve bölgedeki benzer yapılar, alanın MÖ 331-66 arasındaki Pontus dönemine bağlanmasına dayanak oluşturur. Köy, 1530 tarihli tahrirde Karahisar-ı Şarki livasının Akşehirabad nahiyesine bağlı Eskişehir adıyla kaydedilmiştir. 1643 tarihli defter idari bağlılığın değişmediğini ve nüfusun tamamının gayrimüslim olduğunu gösterir. Franz ve Eugene Cumont, 1902’de köyü genişliği 30 metreye ulaşan derin bir vadiyle çevrili, ovaya hâkim kayalığın eteğinde tanımlamıştır. Kayalığın üst kesiminde oyularak açılmış yaklaşık 4 m genişliğinde bir su kuyusu bulunur; kuyu bugün toprak ve bitkilerle doludur. Orta Çağ’da kayalığın doğal kale gibi kullanıldığı aktarılmış, ancak olası sur veya savunma duvarları korunmamıştır. Tepedeki moloz taş duvarların yakın dönemde yapıldığı anlaşılmaktadır. Doğudaki Kilise Mevkisi’nde moloz ve kaba yontulmuş taşla örülmüş, 19. yüzyıl özellikleri gösteren bir duvar parçası vardır. Bu kalıntının kilisenin batı duvarı olabileceği düşünülse de yapı planı belirlenememektedir. Köy yakınındaki mezarlıkta Roma yazıtlı taşlar, ev ve bahçe duvarlarında ise Roma ya da Bizans döneminden devşirme mimari parçalar bulunmaktadır. Henri Gregoire’ın 1907 incelemesi de topraktan çanak çömlek çıkan alanlarla çok sayıdaki mimari kalıntıyı kayda geçirmiştir.

Bu bölüm şu kayda dayanılarak yazıldı: Kültür Envanteri

Yorumlar

Bu yer hakkında ilk söz senin.

Bir puan ve birkaç cümle, başkalarına yol gösterir.

Bu sayfayı sen geliştir

Her hafta Türkiye’den bir yer seçiyoruz; rotasını, hikâyelerini ve sofrasını anlatıyoruz.