TREN

Balabaniye Medresesi

Fotoğraf arıyoruz

Buranın fotoğrafı sende mi?

Balabaniye Medresesi · Yükle, doğru görseli birlikte tamamlayalım.

Tarihi Yapı· Kütahya merkez, Kütahya

Balabaniye Medresesi

Balabaniye Medresesi, Kütahya merkez, Kütahya'da tarihi yapı; Balabaniye Medresesi, mimari özellikleri esas alındığında 14.

Ziyaretini planla

Buradan başla

Yol tarifi, sesli rehber ve yakın durak: karar vermek için gerekenler tek yerde.

Rehber Notu

Kaynak: Kültür Envanteri · Wikidata Bu bilgiler bu kaynaklardan derlenmiştir.

Balabaniye Medresesi, mimari özellikleri esas alındığında 14. yüzyılın sonlarına ait olduğu düşünülmektedir ve bu nedenle yapı Germiyanoğulları dönemine nispet edilmektedir. Ne zaman ve kim tarafından yaptırıldığı kesin olarak bilinmemekle birlikte, halk arasında “Nallı Medrese” adıyla da anılmıştır. Yapının inşa kitâbesi bulunmamaktadır; ancak bugün Kütahya Müzesi’nde sergilenen ve H.1293/M.1896 tarihli olan bir kitâbe, medresenin Halvetî Tekkesi’ne dönüştürülmesiyle ilgilidir.

Hikâyesi

Balabaniye Medresesi, mimari değerlendirmeyle 14. yüzyılın sonlarına ve Germiyanoğulları dönemine bağlanan, inşa kitabesi bulunmayan bir yapıdır. Banisi ile yapım tarihi kesinleşmemiş olan medrese, halk arasında Nallı Medrese adıyla da anılmıştır. Kütahya Müzesindeki beş satırlık Osmanlı Türkçesi kitabe H.1293/M.1896 tarihini taşır ve yapının Halvetî Tekkesi’ne çevrilirken tadilat gördüğünü bildirir. Kaynakta 1876 yılında gerçekleştiği belirtilen bu dönüşümden sonra yapı Balaban Paşa Tekkesi adıyla kullanılmıştır. Balaban veya Balaban Paşa’nın kimliği bilinmezken, medreseye ait vakıf kaydı Vakıflar Genel Müdürlüğü arşivinde bulunmaktadır. Aslı mevcut olmayan vakfiyeye karşılık yapının adı Osmanlı tapu tahrir defterleri ile evkaf kayıtlarında yer alır. Kesin plan, süsleme ve malzeme verileri bulunmasa da medrese döneminde hücrelerin bir avlu çevresine sıralandığı klasik düzenin uygulandığı anlaşılmaktadır. Yapının 3 Mart 1924’te yürürlüğe giren Tevhid-i Tedrisat Kanunu sonrasında kapatıldığı düşünülür. Vakıf mallarının satışını mümkün kılan 2950 sayılı yasa uyarınca 1936’da Hüseyin Balaban’a satılması, yapının yıkım sürecini başlatmıştır. Medresenin kemerli bir bölümü 1980’li yıllara kadar ayakta kalmış; daha sonra birkaç yapı kalıntısı, hazirenin bir bölümü ve çeşmeye ait izler özel mülkiyet sınırları içinde kalmıştır.

Bu bölüm şu kayda dayanılarak yazıldı: Kültür Envanteri

Yorumlar

Bu yer hakkında ilk söz senin.

Bir puan ve birkaç cümle, başkalarına yol gösterir.

Bu sayfayı sen geliştir

Buranın fotoğrafı sende varsa yükle; onaydan sonra burada görünür.

Haftada bir rota - Kütahya gibi keşifler.

Abone olarak e-postanın bu amaçla saklanmasına onay vermiş olursun. Gizlilik