Tarihi Yapı· Karatay, Konya

Ziyaiye Medresesi

Ziyaiye Medresesi, Karatay, Konya'da tarihi yapı; Ziyaiye Medresesinin inşa edildiği dönemde otuz dört hücresi bulunmakta olup, bu yönüyle Konya’nın en büyük medresesi olma özelliğini taşımaktaydı.

Fotoğraf arıyoruz

Buranın fotoğrafı sende mi? Yükle, doğru görseli birlikte tamamlayalım.

Buradan başla

KahveRota

Burada mısın?

Ziyaiye Medresesi durağını gez, burada biraz vakit geçir ve rota ödüllerini al.

Halka açık ve güvenli bir alanda kal. Kesin konum örnekleri yalnızca geziyi kaydetmek için kullanılır ve 48 saat sonra silinir.

Rehber Notu

Kaynak: Kültür Envanteri Bu bilgiler bu kaynaklardan derlenmiştir.

Ziyaiye Medresesinin inşa edildiği dönemde otuz dört hücresi bulunmakta olup, bu yönüyle Konya’nın en büyük medresesi olma özelliğini taşımaktaydı. Ulvî Sultan Mescidi’nin kuzeyinden Şerafeddin Camii’nin batı tarafına ve Mahkeme Hamamı’nın güneyine kadar uzandığı, eski fotoğraflardan net bir şekilde görülmektedir. 1813 yılında dönemin Konya müftüsü Eşenlerlizade Seyyit Abdurrahman Efendi tarafından yaptırılan medrese, devrinin ilim anlayışını ve mimarî estetiğini bir araya getiren önemli bir yapıydı.

Hikâyesi

Ziyaiye Medresesi, Konya Müftüsü Eşenlerlizade Seyyit Abdurrahman Efendi tarafından 1813’te kesme taştan ve başlangıçta otuz dört hücreli olarak yaptırılmıştır. Eski fotoğraflar yapının Ulvî Sultan Mescidi’nin kuzeyinden Şerafeddin Camii’nin batısına ve Mahkeme Hamamı’nın güneyine uzandığını gösterir. Yaklaşık 3.888 zira büyüklüğündeki planın merkezinde bahçe, dört yanında odalar bulunurken medreseye ait bir mescit ile dershane de bu düzene katılıyordu. Beyaz mermer üzerine iki uzun satır halinde işlenen üç beyitlik tarih kitabesi Mevlâna Müzesi’nde korunmaktadır. Oda sayısı 1848’de on beşe, 1877’de altıya inmiş, sonraki düzenlemelerle otuz ikiye çıkmıştır; bu değişim yapının onarım ve yeniden yapılanma evrelerine işaret eder. Vakfiyesi mevcut değildir, ancak Abdurrahman Efendi’nin medresenin giderleri için dokuz dükkân vakfettiği ve 1926 kayıtlarında yıllık gelirin 1.600 kuruş olduğu belirtilir. Kesme taş yapı yaklaşık yüz on yıl ayakta kaldıktan sonra 1924’te yıktırılarak arsaya çevrilmiş; yol çalışmaları sırasında Şerafeddin Camii’ne bitişik Selçuklu türbesi ve ilk müderrislerden İsa Efendi’nin mezarı da kaldırılmıştır. 1926 tarihli tapu kaydında arsa 1.888,41 metrekare ölçülmüş ve değerine 20.000 lira karşılık biçilmiştir; medreseden bugün herhangi bir mimari parça kalmamıştır.

Bu bölüm şu kayda dayanılarak yazıldı: Kültür Envanteri

Yorumlar

Bu yer hakkında ilk söz senin.

Bir puan ve birkaç cümle, başkalarına yol gösterir.

Bu sayfayı sen geliştir

Her hafta Türkiye’den bir yer seçiyoruz; rotasını, hikâyelerini ve sofrasını anlatıyoruz.