Attar Halil Ağa Mescidi ve Çeşmesi

Cami· Fatih, İstanbul

Attar Halil Ağa Mescidi ve Çeşmesi

Attar Halil Ağa Mescidi ve Çeşmesi, Fatih, İstanbul'da cami; Hadikatü’l-Cevami adlı eserde, bu mescidin kurucusunun kabrinin yeri bilinmeyen Attar Halil Ağa adında bir kişi olduğuna bir işaretle ikinci bir mescidinin de Unkapanı yakınında Arabacılar Mescidi adıyla var olduğu bilinir.

Fotoğraf arıyoruz

Buranın fotoğrafı sende mi? Yükle, doğru görseli birlikte tamamlayalım.

Buradan başla

KahveRota

Burada mısın?

Attar Halil Ağa Mescidi ve Çeşmesi durağını gez, burada biraz vakit geçir ve rota ödüllerini al.

Halka açık ve güvenli bir alanda kal. Kesin konum örnekleri yalnızca geziyi kaydetmek için kullanılır ve 48 saat sonra silinir.

Rehber Notu

Kaynak: Kültür Envanteri · Wikidata Bu bilgiler bu kaynaklardan derlenmiştir.

Hadikatü’l-Cevami adlı eserde, bu mescidin kurucusunun kabrinin yeri bilinmeyen Attar Halil Ağa adında bir kişi olduğuna bir işaretle ikinci bir mescidinin de Unkapanı yakınında Arabacılar Mescidi adıyla var olduğu bilinir. Böylece Attar Halil Ağa’nın, esnaftan varlıklı bir kişi olduğu ve 15. yüzyılın sonları ile 16. yüzyılın başlarında yaşadığı tahmin edilir. Aslında Halil Ağa’nın Yenibahçe’deki mescidi de Eminönü ile Unkapanı arasındaki ticaret bölgesinin içinde Rüstem Paşa Camiinin yerinde bulunuyordu.

Hikâyesi

Attar Halil Ağa Mescidi’nin, 15. yüzyılın sonları ile 16. yüzyılın başlarında yaşadığı tahmin edilen varlıklı bir esnaf tarafından kurulduğu aktarılır. Hadikatü'l-Cevami, kabri bilinmeyen Attar Halil Ağa’nın Unkapanı yakınlarında Arabacılar Mescidi adlı ikinci bir mescidinin bulunduğunu bildirir. Yenibahçe’ye taşınmadan önceki mescit, Eminönü ile Unkapanı arasındaki ticaret bölgesinde, Rüstem Paşa Camii’nin yapılacağı yerdeydi. Kanuni Sultan Süleyman döneminde Rüstem Paşa, Mimar Sinan’a cami yaptırmak için bu mescidi yıktırdı; parçaları surlara yakın Yenibahçe semtinde yeniden kuruldu. Yeni yerindeki mescidin önünde, Yenibahçe Deresi üzerinden geçiş sağlayan tek gözlü kâgir bir köprü bulunuyordu. Çeşmesi ve minaresiyle birlikte ayakta olan yapı, 1956 yılında imar gerekçesiyle bir günde bütünüyle ortadan kaldırıldı. Yıkımın ardından mescit, çeşme, minare ve köprüye ait görünür bir iz bırakılmadı.

Bu bölüm şu kayda dayanılarak yazıldı: Kültür Envanteri

Yorumlar

Bu yer hakkında ilk söz senin.

Bir puan ve birkaç cümle, başkalarına yol gösterir.

Bu sayfayı sen geliştir

Her hafta Türkiye’den bir yer seçiyoruz; rotasını, hikâyelerini ve sofrasını anlatıyoruz.